20 Haziran 2012 Çarşamba

...


Hep üzüldük. Hep ağladık. Arada güldük. Bazen kahkahalar attık. Dertlerimizin içine düştük. Çevremizdeki asıl umutsuzları göremedik. Burnumuzun dibindeki düşlediğimiz yaşamı kaçırdık. Durup bakıyorum da, kaçırdığım fırsatların, yaşayamadığım dostlukların, üzülmesinler diye sarılamadığım ailemin hayal kırıklığı içindeyim. Dünya’nın bir ülkesinde unutulmuş bir ilin, unutulmuş bir semtinde hala burnumun dibindeki fırsatları, beraber zaman geçirmek için can atan dostlarımı ve onlara sarılmamı bekleyen ailemi hala göremiyorum. Belki de görmemekte direniyorum. Kendime ailemin ve arkadaşlarımın istediği kişi olmayacağımı fısıldıyorum. Bu senin hayatın diyorum. Olmuyor. Onların hayal kırıklarını dindiremiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder